İrlanda geyiği nasıl görünüyordu? Ne zaman ve neden soyu tükendi?

Dev geyik Megaloceros giganteus, artık Avrupa topraklarında hayatını sürdürmüyor ancak Müzelerde bulunan kemik ve boynuz fosilleri bu devasa tarih öncesi geyiğin nasıl davrandığına, nerede yaşadığına ve neden neslinin tükendiğine dair bazı ipuçları taşımaktadır.

20 bin yıldan daha uzun bir süre önce, bugün Güney Fransa sınırlarında bulunan mağara duvarlarına insanlar dev geyik resimleri çiziyorlardı.

Dev geyiğin en eski fosil kayıtları günümüzden 400.000 yıl öncesine son fosil kayıtları ise 8.000 yıl öncesine aittir. Türlerin değişen iklim nedeniyle yavaş yavaş neslinin tükendiği düşünülmektedir.

Dev geyiğin boynuzları neden bu kadar büyüktü?

Dev geyiğin sahip olduğu devasa boynuzları hareket ettirmesi, zor olmanın yanı sıra çok fazla enerji harcamasına neden oluyordu. Bu nedenle çok miktarda besin ile beslenmesi gerekecekti. Peki dev geyikler, neden boynuzlarını bu kadar büyütme zahmetine katlandı?

Bilim insanları bu boynuzların cinsel seçilimde etkili olduğunu ve bundan dolayı bu boyutlara erişmiş olabileceğini düşünüyor. Bilim adamları aynı zamanda, dev geyiklerin en yakın akrabasının, günümüzde de neslini sürdüren alageyikler olduğunu düşünmektedir.

Alageyikler çiftleşme mevsimi boyunca bir nevi “çiftleşme alanı” oluştururlar. Burada dişiler ve erkek bireyler toplanmaktadır. Erkek bireyler bu alanda birbirleriyle mücadeleye girerler. Bu mücadelelerde boynuzun işlevi, mücadeleyi kazanmak için oldukça önemlidir. İşte bu nedenle daha büyük boynuzlu bireylerin yaşam alanında daha başarılı olması muhtemeldir.

Erkek bireyler ilkbaharda boynuzlarını döker ve sonbahardaki çiftleşme mevsimine yeni bir çift boynuzla girerler.

Katherine Hudson geyiğe ait boynuzu ölçüyor. Genişliği tam 3.5 metre
Fotoğraf: NHM

Burada merak edilmesi gereken bir durum var. Bu kadar büyük boynuzları olan bir geyiğin vücudunda ne gibi farklılıklar bulunabilir? Bu sorunun cevabı bulunan fosillerde saklı. Fosiller incelendiğinde kafataslarının üst kısmının çok kalın olduğunu ve boyun omurlarının çok sağlam yapıda olduğu anlaşılmaktadır. Fosiller, ayrıca omuz bölgesindeki omurların uzadığını ve erkek bireylerin sırtlarında bu devasa boynuzların ağırlığını taşımaya yardımcı olabilecek kaslara sahip olabileceği belirtiliyor.

Dev geyiğin boynuzları o kadar büyüktü ki, boynuzlu bir erkeğin sık bir ormanda ağaçlara ve dallara takılmadan yüremesi imkansızdı. Bundan dolayı açık ormanlık ve otlak karışımı arazilerde yaşamayı tercih ettiler.

Dev geyiğin nesli ne zaman ve neden tükendi?

Bugün nesli tükenen birçok canlı gibi, dev geyiğin de nesli muhtemelen birçok farklı etkenden dolayı yok tükendi.

Dev geyik için ilk yok olma dalgası yaklaşık 12.000 yıl önce İrlanda, İngiltere ve Avrupa’nın birçok bölgesinde kaybolduğu zaman başladı. Bu süre boyunca (Buz Devri’nin sonunda) iklim çok soğuk ve şiddetli hale geldi ve geyikler için yiyecek kıtlığı başgösterdi.

Tüm geyikler gibi, Megaloceros giganteus da büyük boyutuna rağmen koşmada ustaydı. Bu devasa geyikler,
yaklaşık 12.000 yıl önce çoğunun soyu tükenene kadar, Avrupa’nın her yerinde yaşadı, parklarda ve otlaklarda gezindi.
Nihai nüfus, yaklaşık 8.000 yıl önce Orta Rusya’da tükendi.
Görsel: Mark Witton 2020

Muazzam boynuzlarını büyütmek için yeterli yiyecek bulma zorunluluğunun getirdiği ek baskı, geyiğin uyum sağlamasını ve hayatta kalmasını zorlaştırmış olabilir.

Ancak bu dönem dev geyik için hikayenin sonu değildi. Bilim insanları Orta Rusya’da toplanan bir kemik fosiline karbon testi yaptıktan sonra, dev geyiğin yaklaşık 8.000 yıl öncesine kadar bu alanlarda yaşadığını bulmuştur.

Fosil dişlerindeki minik çukur ve çizikler incelendiğinde dev geyiğin, ot ve ağaç yapraklarından oluşan bir otçul diyeti olduğu keşfedilmiştir.

Fosiller ve mağara çizimler bize dev geyik hakkında başka ne söyleyebilir?

Mağaradaki çizimler geyiğin o dönemlerde tam olarak nasıl göründüğü hakkında bize fikir veriyor. Fransa’nın güneyindeki Cougnac’taki mağara çizimleri, dev bir geyiğin boynunda koyu renki bir halka ve boynundan karnına kadar uzanan şeritler olduğunu gösteriyor.

Araştırmayı yürüten bilim insanı, kemik fosillerini incelediğini ve dev geyiğin sırtlanlar tarafından yenmiş olabileceğini söylüyor.

Bu dev geyik fosili örneği, Doğal Dünya Hazineleri sergisinin bir parçası olarak küresel bir tura çıktı. Şimdi özel olarak tasarlanmış saklama kasasına geri döndü ve Müzenin yeni bilim ve dijitalleştirme merkezine taşınmaya hazır. Fotoğrafta ayrıca Collection Move Takım Liderleri Katherine Hudson ve Ellie Clark da var.

Dev geyik neden bir zamanlar İrlanda geyiği olarak adlandırıldı?

Dev geyik aynı zamanda İrlanda geyiği olarak da anılmaktadır ancak, bu adlandırma yanıltıcıdır. Çünkü soyu tükenmiş bu geyik türünün yaşam alanı tüm Avrupa’yı kapsamaktadır. Peki neden tüm Avrupa’da yaşamasına rağmen İrlanda geyiği olarak da anılmaktadır?

Dev geyik her ne kadar bir zamanlar Avrupa’da yaşamış olsa da, bu türe ait boynuz ve iskeletlerin çoğu İrlanda’da bulunmuştur. Düşünüldüğünde İrlanda, son Buzul Çağı’nın bitimindeki iklim koşulları, fosillerin korunması için uygun ortamı oluşturmaktaydı.

Eriyen buzullar İrlanda genelinde göller oluşturdu. Dev geyiğin boynuz ve gövdeleri bu göllere düşerek dipteki tortulara batardı. Bu, daha sonra bir turba birikimi ile kaplandı ve zamanla korunarak günümüze kadar gelmesini sağladı.

Kaynaklar:

https://www.nhm.ac.uk/discover/irish-elk-giant-deer.html

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: