Megalodon hâlâ yaşıyor mu? Megalodon belgesellerinin gerçeklik payı nedir?

Megaladonun nesli tükendi mi? Megalodon okyanusun derinliklerinde bir yerlerde hâlâ yaşıyor olabilir mi? Bu gibi soruların cevabı elbette hayır. Bu mümkün değil. Daha önceki bir yayınımızda megalodonu konu alırken bu soruyu da cevaplandırmıştık. Siz bu sorunun cevabını okuduktan sonra kanıtlarıyla birlikte soyu tükendi mi sorusunun cevabını arayalım.

Dünya küresel çapta soğumaya başladığı Pliyosen’in sonunda (3.6 milyon yıl önce) megalodonun (Otodus megalodon) neslinin tükendiği bilinmektedir.

Megaladon belgeselleri gerçek mi?

Megaladonun yaşadığına inan birçok kimse, aslında bu fikre bir araştırma sonucunda varmış değil. Genellikle bazı firmalar tarafından üretilen “ilgi çekici” belgeselleri izlemenin sonucunda yaşadığına inanılıyor. Peki bu belgeseller ne kadar doğru? Tabiki tek bir doğruluk payı dahi yok. Bu belgeseller birçok doğru bilgi içerse de, hangi bilimsel temele dayandırılırsa dayandırılsın “Megalodon yaşıyor.” ya da “Megalodon yaşıyor olabilir.” gibi cümleler içeren belgesellerin kesinlikle doğru olmadığını söyleyebiliriz. İsterseniz bunu bir kanıtla gösterelim.

Discovery Channel tarafından üretilen megalodon belgeselinde kullanılan bir görüntüye bakmaktasınız. Burada, Atlantik’teki bir denizaltının arkasına köpekbalığı yüzgeçi ve kuyruğu yerleştirilmiş ardından da boyut kıyaslaması yapılmıştır.

Bu görseli yeterli bir kanıt görmeyen kişiler için bir liste halinde sahte belgelerle alakalı bazı bilgileri vereceğiz.

Megalodon: Dev Köpekbalığı Yaşıyor adlı belgeselden bir kare. Görüntüdeki kişi Darron Meyer.

Neredeyse her belgeselde bazı uzmanların ara ara fikirlerine yer verilir ve işlenen konunun daha gerçekçi ve bilimsel olması sağlanır. Bu mantık, megalodon belgesellerinde de sık sık uygulanmaktadır. Ancak diğer belgesellerden farklı olarak burada adı geçen “bilim insanları” aslında gerçek değil. Megalodon: The Monster Shark Lives, kurgusal olarak düzenlenen bir belgesel olmakla birlikte burada yer alanlar da bu şovun parçaları. Örneğin bu belgeselde bulunan biyolog Collin Drake’yi aktör olan Darron Meyer, Madelyn Joubert’i ise aktrist Juliana Venter canlandırıyor. Hatta bu belgeselde “tanık” olarak konuşan kişiler dahi oyuncudur.

Jonathan Davis, bu belgeselde kendisinin yanıltıldığına dair açıklamalarda bulunuyor.
Açıklama İçin Tıklayabilirsiniz.

Ancak, megalodon belgesellerinin tamamın sahte biyologlar yer almıyor. “Voodoo Sharks” adlı bir yapımda gerçek bir bilim insanı olan Jonathan Davis yer almaktadır ancak; bu belgeselde Jonathan’da yanıltılmış. Röportajlar sırasında birbiriyle alakasız sorular sorulmuş, ardından ise cevaplar birleştirilerek belgesele alınmıştır.

Ek olarak 2013 yılının Nisan ayında Cape Town’da bir megalodon tarafından saldırıya uğrayan ve bu saldırı sonucunda hayatını kaybeden balıkçılar hiç var olmadı. Bu haber bir ekip tarafından uydurulmuş bir hikayeden ibarettir.

Magalodon gibi popüler hayvanlar insanlar tarafından oldukça merak edildiği için, bu tip sahte belgesel ve haberlere rastlamak mümkün. Ancak, her ne olursa olsun bu gibi konularda da bilimin yolundan şaşmamak ve popülist söylemlerden kaçınmak gerekir.

Megalodonların kafa karıştırıcı gerçek kanıtları!

Megalodon hakkında yapılan bazı belgesellere ve haberlere biraz önce değindik. Bunların hiçbiri bilimsel bir temele oturtulmuş değil. Ancak bir de bilimsel temellere dayanan ancak biraz kafa karışmasına sebep olan kanıtlara değinelim.

Avustralya’da büyük beyaz köpekbalıklarına verici yerleştiren bir araştırma ekibi, inceleme cihazlarından birinin Büyük beyaz köpekbalığına yerleştirildikten 4 ay sonra kıyıya vurduğunu buldu. Verileri analiz ederken, bir sıcaklık artışı ve 1.900 fitlik ani bir düşüşün yaşandığını fark ettiler. Tek mantıklı açıklama bu köpekbalığının bir şey tarafından yendiği ve izleme cihazının yırtıcının sindirim kanalında olduğuydu. Bu kısmı doğru ancak; yapılan birçok haberde bu avcının bir megalodon olabileceği gibi bazı yanıltıcı haberler üretilmiştir. Aslında daha gerçekçi bir açıklaması var. Daha büyük bir beyaz köpekbalığı.

Okyanusların çoğu henüz keşfedilmemiştir. Bu yüzden megalodon da yaşıyor olabilir mi?

Bu en sık kullanılan argümanların başında gelmektedir. Bunun nedeni ise ifadenin kısmen doğru olmasıdır. Okyanuslar uçsuz bucaksızdır ve büyük bir hayvan için gözden kaçabilecek birçok noktası bulunmaktadır. Ancak bu doğruluğun da kendi içerisinde yanlışları bulunmaktadır.

Bilim insanları tarafından sürekli yeni deniz canlıları keşfediliyor; ancak bu megalodon için bir umut ışığı değil. Çünkü keşfedilen canlıların büyük bir kısmı boyut olarak bir magalodon ile kıyaslanacak boyutlarda değiller.

Ayrıca megalodon sıradan bir okyanus canlısı değil. Okyanusta en üst hiyerarşide yer alan bir yırtıcıdır. Avlayamayacağı bir canlı neredeyse bulunmamaktadır. Okyanusların bu denli hakimi olan bir canlının günümüzde gözden kaçabilmesi de haliyle pek mümkün değildir.

Megalodonlar bugün hayatta olsaydı, onları sürekli görüyor olurduk.

Günümüzde balinalar ve köpekbalıkları için birçok gözlem turu düzenlenmektedir. Bu gözlem turları balinaların su fışkırtması ve su yüzeyine sıçramaları gibi hafızalara kazınan birçok aktiviteyi de içermektedir. Ancak, bugüne kadar yapılan hiçbir gözlemde ne megalodon ne de ona benzer bir canlı gözlemlenmemiştir.

Günümüzde okyanuslarda megalodona yetecek kadar besin bulunmuyor.

Pliyosen döneminin sonlarına doğru büyük deniz hayvanlarının yok olmasına neden olan bir olay meydana geldi. Bu nedenler arasında küresel soğuma ve Orta Amerika’nın kapanması nedeniyle değişen okyanus akıntıları yer alıyor. Bu olay Atlantık ve Pasifik Okyanuslarını birbirine bağlayan tropik akıntıları ve Okyanusların sıcaklıklarını, akıntılarını ve besin akışını tamamen değiştirdi.

Megalodonlar ılık su hayvanları olduklarından dolayı bu olay onların okyanuslar arasında yüzmesini engelledi ve megalodon popülasyonları “ılık su adalarında” izole halde kalmış oldu.

Pliyosen dönemindeki soğuma sırasında Buz Devri döngüleri tetiklendi. Buz tabakaları, suyun kutuplarda kilitlenmesine neden olarak küresel deniz seviyelerinde ani bir düşüşe neden oldu. Yavrularını kıyıya yakın bölgelerde bakan megalodonlar bu bakım alanlarını kaybetti.

Tüm bu olaylar, özellikle balina ve köpekbalığı gibi büyük deniz canlılarının beslenme düzenini etkiledi. Balina çeşitliliği bu dönemde büyük ölçüde azaldı ki megalodonların ana besin kaynağını balinaların oluşturduğu düşünülmektedir. Ana besin kaynağı olan cetotheridler de dahil olmak üzere birçok balinanın soyu tükendi. Hayatta kalmayı başarak birkaç balina türü adapte oldu ve megalodonun gidemediği daha serin ve besin açısından daha zengin sulara göç etmeyi başardı.

Yukarıda yer verilen tüm ekolojik değişiklikler, herhangi bir lider avcı için felaket anlamına gelmektedir. Bir ekosistem çöktüğünde ilk elenen hayvanlar besin zincirinin en tepesindekilerdir. Bugün, sınırlı ılık okyanus suları megalodon gibi büyük bir avcıyı destekleyecek kadar besin açısından zengin değildir. Ayrıca megalodonun beslenme alışkanlıklarını desteklemek için yeterli miktarda deniz memelisi ve yavru bakımı için bakım alanı bulunmamaktadır.

Tüm bunları özetlersek, megalodon habitatı yok oldu, besin kaynağı tükendi ve şimdi okyanuslarda megalodon nişini işgal eden başka (daha küçük) apeks yırtıcıları var. Ekolojik olarak konuşursak, bir megalodonun var olmasına yer yoktur.

Her şeyi özetlemek gerekirse… Megalodonun nesli tükenmiştir ve günümüzde yaşama ihtimali hiç bulunmamaktadır.

Kaynaklar:

https://www.fossilguy.com/topics/is-megalodon-alive/

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: