Süleyman Akgüneş ile Astrofotoğrafçılık Üzerine I Doğabilim Konuşuyor

Astrofotoğrafçılığı nasıl tanımlarsınız?

 Astrofotoğrafçılık, gökyüzü objelerinin çeşitli filtre ve ekipmanlar kullanılarak fotoğraflanması olarak özetlenebilir. Kendi içerisinde Güneş, Ay, derin uzay ve geniş alan astrofotoğrafçılığı olarak ayrılır.

Sizi bu uğraşa iten şey neydi?

İnsanlık tarihi boyunca cevaplayamadığımız büyük sorulara cevap verebilme ihtimali en yüksek olan alan olduğu için astronomi ve uzay bilimleri benim için hep ilgi çekici olmuştur. Aynı zamanda küçük şehirlerde büyümek, karanlık gökyüzünü çocukluktan itibaren tanımak bu ilginin asıl kaynağı olarak değerlendirilebilir. Tüm bunlarla bu kadar iç içeyken bir kamera alıp ölümsüzleştirme fikri ve onları kendi çabamla görüntülemenin heyecanı beni bunlara iten yeterli sebeplerdi. 

Astrofotoğrafçılığın en zor yanı nedir?

Astrofotoğrafçılığın kendi içerisinde ayrılan dallara göre farklı zorlukları olabiliyor. Genel olarak olumsuz hava şartları ve ışık kirliliği ortak zorluklardan bazıları. Derin uzay çekimlerinde sabit bir noktadan da olsa çok uzun saatler veri toplamak gerekirken geniş alan astrofotoğrafçılığında farklı bölgeler ve farklı karanlıklar keşfetmek zorunda kalabiliyorsunuz. Bulunduğumuz zaman diliminde büyük şehirler ve artan ışık kirliliği en ciddi problem olma yolunda ilerliyor. 

Resim
Aladağ Göleti, Bolu
Kaynak: Süleyman Akgüneş

Ne tür ekipmanlar kullanıyorsunuz?

Kullandığınız ekipmanlar da derinleştiğiniz alana göre değişebiliyor. Işık hassasiyeti iyi bir kamera, yine aynı şekilde ışık toplama gücü yüksek bir lens, uzun pozlamalar yapıldığından en ufak hareketleri bile engelleyebilecek sağlam bir tripod temel ihtiyaçlardan bazıları. Bulutsu, uzay objeleri, galaksiler gibi daha uzun süre veri toplanması gereken çalışmalar için gökyüzünü takip edebilen kundak sistemleri ve bunları işlemeye yardımcı olan yazılımlar da kullandığımız ekipmanlar arasında. 

Astrofotoğrafçı olmak isteyen biri nereden başlamalıdır?

Bir kamera veya tripod almanın aksine evrenin işleyişi ve gökyüzüne baktığımızda neler görebileceğimiz gibi temel astronomi bilgilerine hakim olarak başlamanın faydalı olacağını düşünüyorum. Günümüzde manuel pozlama yapabilen telefonların bile çok iyi sonuçlar verdiğini düşünürsek ne çektiğimizi bilmenin ve buradan başlamanın daha iyi bir fikir olduğu kanısındayım. Sonrasında yerli ve yabancı makaleler ve youtube gibi rehberler oldukça yeterli olacaktır. 

Ülkemizde astrofotoğrafçılığa ilgi ne düzeyde?

 2017 yılında ilk samanyolu fotoğrafını çektiğim yıla göre çok fazla arttığını kolayca söyleyebilirim. Sosyal medyanın büyük etkisinin yanında kampçılık gibi doğa sporlarının yaygınlaşması, insanlara şehirlerden uzaklaşıp gökyüzünü tanıma fırsatı verdiğinden bu alandaki ilgiyi pozitif etkilediğinden bahsedebiliriz. Aynı zamanda telefon kameralarındaki gelişmeler bu hobiyi pahalı ekipmanlar olmadan da deneyimleme şansı tanıdığından ilginin artmasına sebep olan diğer etkenler arasında.

Cilo Dağları
Kaynak: Süleyman Akgüneş

Gökyüzünde sizi en çok heyecanlandıran gök olayı hangisidir?

Mart 2016’daki Güneş Tutulması beni en çok heyecanlandıran gök olaylarından biriydi. Bu günlerde açıklamasını kolayca yapabildiğimiz bu anlık ışık değişimini tarih öncesi zamanlarda nasıl karşıladıklarını hep merak etmişimdir. Ayrıca geçtiğimiz yıl güneş sistemine oldukça yakın geçiş yapan Neowise Kuyruklu yıldızını çıplak gözle izleyebilmek ve onu fotoğraflayabilmek beni çok heyecanlandıran gök olaylarından bir diğeriydi.

Astrofotoğrafçılığı diğer fotoğrafçılık alanlarından farklı kılan şey nedir?

Öncelikle iyi bir astronomi bilgisi gerektirdiğinden bahsedebilirim. Özellikle planlamanın çok önemli olduğu astrofotoğrafçılıkta hangi objelerin ne zaman gözlenebileceği, hangi saatlerde hangi yönde konumlanacağını biliyor olmak en kilit noktalardan biri. 

Son olarak gökyüzüne bir şekilde ilgi duyan, seven ve gözlem yapan kişilere ne söylemek istersiniz?

Hayatımız büyük bölümü şehir merkezlerinde geçtiğinden gökyüzünde saklı güzelliği tecrübe etmemiz çok zor oluyor. Bir uzun yol seyahati veya gezisi planlarken ışık kirliliği haritasını açın,  Ay’ın o günlerde hangi saatlerde battığına göz atın, rotadaki karanlık derecesi yüksek bölgelere odaklanın. Emin olun aracınızla öylece geçtiğiniz bir çok noktada durup farları kapattığınızda inanmakta güçlük çekeceğiniz bir manzara göreceksiniz. Sonrasında hissettikleriniz sizi bir noktaya yönlendirecektir. 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: