Fırkateyn Kuşlarının Uçarken Uyuyabildiğine Dair Kanıt Elde Edildi

Yapılan bir araştırmada, kuşların uçarken on saniyelik periyotlarla uyuklayarak haftalarca havada kalabildiği tespit edilmiştir.

Bir zamanlar yaygın bir efsaneye göre, albatrosların tek seferde yıllarca uçabildikleri, yiyip içebildikle ve havada çiftleşebildikleri, sadece yumurtalarını bırakmak için iniş yaptıkları iddia ediliyordu. Modern bilim, bu eski efsaneyi desteklemiyor, ancak kuşların uçuş davranışkları hakkında doğrulanabilir ve neredeyse aynı derecede etkileyici gerçekleri bizlere sunuyor. Gri başlı albatros sadece 46 günde dünyayı dolaşabilmektedir. Tabii bir kuş tarafından kaydedilen en uzun süre kesintisiz uçuş rekorunu elinde tutan 10 aylık süre ile ebabiller. Ebabiller Batı Afrika göklerinde kışkarken havada uçan böcekleri avlarken 200 günden fazla havada kalmıştır.

Bu efsanevi uçuşlar, kuşların bu tür başarıları nasıl başardığına dair bir sürü soru doğuruypr ve bunların başında uyku sorunu geliyor. Uzun yıllar boyunca, bilim adamları, bu iddiayı destekleyecek gerçek bir kanıta sahip olmamalarına rağmen, uzun menzilli kuşların havada uyuyabileceklerini varsaydılar. Nature Communications’da yayınlanan Great Frigatebird (Büyük Fırkateyn Kuşları) hakkında yeni bir çalışma, geleneksel bilgeliği destekler niteliktedir.

Büyük fırkateyn kuşu, ebabiller kadar uzun menzillere sahip olmayabilir ancak, havada serdilediği yetenekler bakımından oldukça şaşırtıcıdır. Fırkateyn kuşları, beslenme, barınma ve çiftleşme gibi ihtiyaçları için karaya ayak basmadan iki ay kadar havada kalabilirler. Daha da önemlisi denizdeyken isteseler de su yüzeyine inemezler, çünkü fırkateyn kuşları birçok deniz kuşunun aksine denizde yüzemez. Eğer bir fırkateyn kuşu deniz yüzeyine düşerse sudan havalanamaz ve boğulur. Bilim insanları, kuşların uçarken durup dinlenememe konusundaki yetersizliklerinden dolayı uçarken uyuyabileceklerinden şüphelendiler. Bu nedenle Almanya’nın Max Planck Ornitoloji Enstitüsü’nden Niels Rattenborg (ve meslektaşları) kuşların uyku düzenlerini araştımaya başladılar.

Galapagos Adaları
Kaynak: Pedro Szekely

Rattenborg lojistik nedenlerden ötürü fırkakteyn kuşlarını seçmişlerdir. Galapagos Adaları’ndaki türlerin yuva popükasyononun, yıllarca süren gözlemler neticesinde oldukça evcil olduğunu belirlediler. Rattenborg ve ekibi, kafataslarına elektroensefalograf (EEG) yerleştirmek için 15 kuş yakaladılar. EEG’ler beyindeki elektriksel aktiviteyi ölçtüğü için, araştırmacılar kuşların ne zaman uykuda veya uyanık olduklarını anlayabildiler. İmplante edilmiş bir ivmeölçer, hayvanların ne kadar hızlı ve hangi yöne uçtuğunu da göstermekteydi.

Bir hafta sonra küçük cihazlardan veri indiren araştırmacılar, fırkateyn kuşlarının uçarken çok az uyuduklarını keşfettiler. Genellikle hava karardırktan sonra on saniyelik kısa aralıklarla her gün 45 dakika kadar uyudukları belirlendi. Bu verilerin aksine, karada kuşlar, her gün yaklaşık 12 saat olmak üzere gün boyunca aralıklarla bir dakikalık uyku düzenine sahiptir.

Fırkateyn kuşkarı, uçarken uyudukları anlarda tamamiyle uyku halinde değillerdir. Kuşlar genellikle beyinlerinin sadece bir tarafıyla uyur ve diğer tarafını uyanık bırakır. Yarı beyinli uyuyan hayvanların çoğu, bunu yırtıcılara karşı uyanık kalmak için yaparlar, ancak fırkateyn kuşlarının gökyüzünde doğal yırtıcıları yoktur. Rattenborg, çalışma sırasında hiçbir saldırı gözlemlemezken, havada çarpışmaları önlemek için yarı kaldıklarından şüphelenmektedir.

Büyük Fırkateyn Kuşları
Kaynak: Papahānaumokuākea 

Tıpkı şahinler ve kartallar gibi, fırkateyn kuşları uzun mesafeler boyunca süzülmeden önce irtifa kazanmak için termal yükselişlerde daireler çizerek yükselir ve tekrar yükselme zamanı gelinceye kadar yavaşça irtifa kaybederler. Çalışmada kaydedilen uykunun tamamı, uçuşun yukarı doğru yükseldiği sırada meydana geldiği belirlendi, yani fırkateyn kuşları süzülürken hiç uyumamaktadır. İmplante edilebilir EEG / ivmeölçerleri tasarlayan ve bazı kuş ameliyatlarını gerçekleştiren Zürih Üniversitesi’nden makalenin ortak yazarı olan Alexei Vyssotski, daha karmaşık olsa da, bir termal yükselme aynı zamanda bir uçuşun en güvenli kısmı olduğunu belirtmektedir. Vyssotski “Bir hayvan yükseldiğinde su yüzeyiyle çarpışamaz” diyor.

Kuşların uçuş sırasında kısa süreli olsa bile uyuduklarının öğrenilmesi, kuş biyolojisi hakkında uzun süredir devam eden bilimsel bir teoriyi doğrulamaktadır. Ayrıca insanlarda bile genel olarak uykunun gerekliliği ve doğası hakkında gittikçe genişleyen literatüre de katkıda bulunuyor. Birkaç yıl önce Rattenborg, Çizgili kum kuşlarının çok az uykuyla haftalarca hayatta kalabileceğini ve hatta gelişebileceğini keşfetti ayrıca Yeşilbaşların yarı beyinli uyku düzenleriyle ilgili onlarca yıllık bulgusu, insanların otellerde ve diğer yabancı yerlerde neden kötü uyuduğuna dair araştırmalara ilham vermiştir. Çünkü tetikte olan beynimizin bir tarafı ortama alışmak ve kontrol etmek için biraz uyanık kalmaktadır.

İnsanlar, uzun süre boyunca kısa şekerlemelerden de yararlanabilirmi? Leonardo Da Vinci’nin her dört saatte bir on beş dakikalık kısa sürelerle günde sadece 90 dakika uyuduğu iddia ediliyor. Kim bilir? Belki de Leonardo Da Vinci fırkateyn kuşlarının zaten bildiği bir şeyin peşindeydi.

Kaynaklar:

https://www.audubon.org/news/scientists-finally-have-evidence-frigatebirds-sleep-while-flying

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: