Türkiye’deki Keklik Türleri
Türkiye, coğrafi konumu ve çeşitli ekosistemleri sayesinde zengin bir kuş faunasına ev sahipliği yapmaktadır. Bu çeşitliliğin önemli üyelerinden biri de Phasianidae (Sülüngiller) ailesine ait kekliklerdir. Phasianidae, 1821 yılında Horsfield tarafından tanımlanmış olup, sülünler, tavus kuşları, bıldırcınlar ve keklikleri içeren geniş bir kuş ailesidir. Bu aileye ait türler, genellikle yerde beslenen, güçlü bacaklara sahip ve kısa mesafelerde hızlı uçabilen kuşlar olarak bilinir.
Türkiye’de 4 farklı keklik türü doğal olarak gözlemlenmektedir. Bunlar: kınalı keklik (Alectoris chukar), kum kekliği (Ammoperdix griseogularis), ürkeklik (Tetraogallus caspius) ve çilkeklik (Perdix perdix) türleridir.
1: Kınalı keklik (Alectoris chukar)

Fotoğraf: Flavio Bergo
Kınalı keklik, Türkiye’de yaygın olarak bulunan bir türdür ve ekonomik ile ekolojik açıdan önemli bir av kuşudur. Genetik çalışmalar, bu türün Türkiye’nin farklı bölgelerinde üç genetik küme oluşturduğunu göstermektedir: Trakya, Batı Anadolu ve Doğu Anadolu. Bu kümeler, Pleistosen iklim değişiklikleri, Türkiye’nin dağlık yapısı ve insan kaynaklı hibritleşmeler ile şekillenmiştir. Türün genetik saflığı korunmuş olmasına rağmen, Güneydoğu Anadolu’da Çin kökenli Clade-B genetik kirliliği tespit edilmiştir. Ayrıca, Kınalı kekliklerin popülasyonlarının korunması, özellikle Trakya’daki düşük genetik çeşitliliğe sahip popülasyonlar için büyük önem taşımaktadır.
2: Kum kekliği (Ammoperdix griseogularis)

Fotoğraf: Sigmundur Ásgeirsson
Kum kekliği, çöl ve yarı kurak bölgelerde yaşayan küçük bir keklik türüdür. Türkiye’de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sınırlı bir dağılıma sahiptir. Bu tür, genellikle kayalık ve kuru yamaçlarda, çalılık alanlarda ve tarım arazilerinde bulunur. Kum kekliği, iyi kamufle olan tüyleri sayesinde avcılardan korunabilmektedir. Üreme dönemi boyunca erkekler bölgeyi sahiplenir ve yüksek sesli çağrılar yaparak dişileri çeker. Beslenmesi çoğunlukla tohumlar, böcekler ve bitkilerden oluşur. İnsan faaliyetleri ve habitat kaybı nedeniyle popülasyonu tehdit altındadır, ancak Türkiye’de hakkında yapılan araştırmalar sınırlıdır.
3: Ürkeklik (Tetraogallus caspius)

Fotoğraf: Rspb
Ürkeklik, yüksek rakımlı dağlık bölgelerde yaşayan büyük bir keklik türüdür. Türkiye’de özellikle Doğu Anadolu’nun dağlık alanlarında, 1700 ila 4100 metre arasında gözlemlenmiştir. Habitat tahribatı, aşırı otlatma ve yasa dışı avlanma, türün popülasyonunda azalmaya neden olmaktadır. Yapılan bir modelleme çalışması, türün en uygun yaşam alanlarının batı ve kuzeybatı İran ile Türkiye’nin doğusundaki dağlık bölgelerde yoğunlaştığını göstermiştir. Ürkeklik, kış aylarında daha alçak rakımlara inmeyi tercih ederken, yaz aylarında yüksek rakımlı otlaklara yönelmektedir. Türün korunması için özellikle büyük ve bağlantılı habitat alanlarının korunması gerektiği belirtilmektedir.
4: Çilkeklik (Perdix perdix)

Fotoğraf: Kip Loades
Çilkeklik, Avrupa’nın tarımsal alanlarında yaygın olarak bulunan, ancak son yıllarda popülasyonlarında önemli düşüşler görülen bir türdür. Bu düşüş, özellikle zirai ilaç kullanımı, habitat kaybı ve predasyonun artmasıyla ilişkilendirilmiştir. Türkiye’de, özellikle Trakya ve İç Anadolu bölgelerinde rastlanan bu tür, geniş çayır ve tarım alanlarını tercih eder. Çilkekliklerin popülasyonları 1950 öncesinde nispeten stabil iken, 1950-1970 yılları arasında dramatik bir düşüş yaşamış ve 1970 sonrasında azalma hızı yavaşlamıştır. Koruma çabaları, habitat yönetimi ve tarımsal faaliyetlerin iyileştirilmesine odaklanmalıdır.
Doğabilim sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.