Bal Arıları (Apis mellifera) İçin Büyük Tehlike: Tropilaelaps Enfestasyonu
Tropilaelaps cinsinde bulunan akarlar, hem yavru hem de ergin bal arıları (Apis mellifera) için önemli ektoparazitlerden biri olmaklar beraber arıcılık endüstrisi üzerinde ciddi tehditler oluştururlar. Asya kökenli olan bu etlen ilk olarak Filipinler’de Apis dorsata üzerinde tespit edilmiştir. Ancak, küresel ticaret ve arı hareketliliği nedeniyle Apis mellifera türü bal arılarına da bulaşmış ve dağılım alanını da genişleterek bal arısı yetiştiriciliğinin en önemli enfestasyonlarından birisi haline gelmiştir.
Taksonomi ve Türler
Tropilaelaps cinsi, Mesostigmata takımının Laelapidae ailesinde yer alır. Bu cinse ait şu ana kadar dört ana tür tanımlanmıştır:
- Tropilaelaps clareae: En yaygın türlerden biridir ve özellikle Güneydoğu Asya’da bulunur.
- Tropilaelaps koenigerum: Daha sınırlı bir coğrafi dağılıma sahiptir ve genellikle Apis dorsata ile ilişkilidir.
- Tropilaelaps thaii: Tayland’da keşfedilmiş olup, belirli bölgelerde görülür.
- Tropilaelaps mercedesae: Geniş bir coğrafi dağılıma sahip olup, Asya’nın birçok bölgesinde bulunur.
Biyoloji ve Yaşam Döngüsü
Tropilaelaps akarları, bal arılarının yavru gözlerinde (kapalı gözlerde) ürerler. Yaşam döngüsü yumurta, larva, nimf (protonimf ve deutonimf) ve ergin dönemlerden oluşur. Erkek ve dişi Tropilaelaps akarları, arı larvalarının bulunduğu gözlere yumurta bırakır ve burada gelişen larvalar, arı yavrularının hemolenfi ile beslenir. Bu beslenme, larva ve pupalarının gelişimini olumsuz etkiler ve genellikle deformasyonlara veya ölümlere neden olur. Akarların yaşam döngüsü ilgili farklı veriler mevcut olsa da yaklaşık 7-13 gün sürer, bu da popülasyonlarının hızlı bir şekilde artmasına olanak tanır.
Bal Arıları Üzerindeki Etkileri
Tropilaelaps akarlarının bal arıları üzerindeki başlıca etkileri şunlardır:
- Gelişim Bozuklukları: Akarların beslenmesi, arı pupalarının deformasyonuna, kanat ve bacak anomalilerine yol açar.
- Yavru Kaybı: Yoğun akar enfestasyonu, yavru arıların ölümüne ve kovanın zayıflamasına neden olur.
- Hastalık Vektörlük: Tropilaelaps akarları, arı virüslerinin taşınmasında vektör rolü oynayabilir, bu da koloninin genel sağlığını olumsuz etkiler.
Ayrıca koloni direncinin de düşmesine neden olarak Varroa gibi diğer paraziter enfestasyonlar ve sekonder bakteriyel enfeksiyonlar için de ortam hazırlar.
Görüldüğü Ülkeler ve Dağılım
Tropilaelaps türleri, başlangıçta Asya kıtasına özgü olsa da, son yıllarda farklı bölgelerde de rapor edilmiştir. Başlıca görüldüğü ülkeler şunlardır:
- Güneydoğu Asya: Tayland, Vietnam, Filipinler, Malezya ve Endonezya gibi ülkelerde yaygındır.
- Güney Asya: Hindistan, Pakistan ve Nepal’de bulunur.
- Orta Asya: Çin’in bazı bölgelerinde ve Afganistan’da rapor edilmiştir.
Türkiye’ye en yakın rapor edilen ülkeler şunlardır:
- Gürcistan: Batı Gürcistan’da yer alan Samegrelo-Zemo Svaneti bölgesinde bal arılarında (A. mellifera caucasica) 2024 yılında Tropilaelaps mercedesae rapor edilmiştir.
- Rusya: Batı Rusya’nın Krasnodar bölgesinde bal arısı kolonisi kayıplarının meydana gelmesi sonucu yapılan morfolojik ve moleküler analizler sonucunda Tropilaelaps mercedesae rapor edilmiştir.
- İran: Tropilaelaps akarlarının varlığına dair sınırlı raporlar bulunmaktadır. İran’ın doğusundaki bölgelerde görülme ihtimali yüksektir.
- Pakistan: Tropilaelaps akarları Pakistan’da yaygın olarak görülmektedir ve özellikle sıcak iklim bölgelerinde bal arıları için ciddi bir tehdit oluşturur.
- Afganistan: Tropilaelaps akarlarının bulunduğu kesin olarak bilinmektedir.
- Çin (Batı Bölgeleri): Çin’in batısındaki bazı bölgelerde Tropilaelaps akarlarına rastlanmıştır.
Bu ülkelere ek olarak diğer çevre ülkelerde de anektodsal veriler mevcuttur. Gördüğünüz gibi bu ülkelerin bir kısmı direkt olarak Türkiye ile sınır olup, arı ticareti veya göçmen arı popülasyonları aracılığıyla akarların taşınma riski bulunmaktadır. Türkiye’de henüz Tropilaelaps akarlarının doğal yayılımı gözlemlenmemiş olsa da, özellikle İran ve Orta Asya üzerinden gelebilecek potansiyel tehditler nedeniyle arıcılık sektörünün dikkatli olması gerekmektedir. İran’ın batı bölgelerinde Tropilaelaps akarlarının rapor edilmesi, Türkiye’ye giriş riskini artırmaktadır. Gezgin arıcılık uygulamaları, akarın Türkiye’deki yayılmasını hızlandırabilir. Bunun için de Tarım ve Orman Bakanlığı bu hastalığı ihbarı zorunlu hastalıklar listesine almıştır.
Tanı
Tropilaelaps akarlarının teşhisi, özellikle erken dönemde tespit edilmesi açısından büyük önem taşır. Bu akarlar hızlı üreyerek kolonilere büyük zarar verebilir, bu yüzden arıcıların düzenli teşhis yöntemleri kullanarak tarama yapması gerekmektedir.
Yavru Gözlerinin İncelenmesi
Tropilaelaps akarları yalnızca yavru gözlerinde ürer, bu yüzden kapalı yavru gözlerini açarak kontrol etmek en etkili teşhis yöntemlerinden biridir. Yavru gözleri açıldığında kırmızımsı kahverengi renkte küçük, uzun ince akarlar gözlemlenebilir. Gelişim bozuklukları (deforme olmuş larva ve pupalar, anormal kanat yapısı, zayıf gelişim) akar enfestasyonuna işaret edebilir.
Yetişkin Arılarda Görsel Muayene
Varroa akarlarından farklı olarak Tropilaelaps akarları yetişkin arılar üzerinde uzun süre kalamaz. Ancak, kısa süreliğine yetişkin arılara tutunabilirler. Arıların göğüs bölgesinde veya karın kısmında hızlı hareket eden küçük kahverengimsi akarlar tespit edilebilir.
Yavru Örnekleme ve Mikroskobik İnceleme
Birkaç yavru gözünün çıkartılıp mikroskop altında incelenmesi, akarların varlığını tespit etmek için etkili bir yöntemdir. Tropilaelaps akarları yaklaşık 1 mm uzunluğundadır ve uzun ince yapılıdır, bu nedenle mikroskop altında Varroa akarlarından kolayca ayırt edilebilir.
Pudra şekeri testi
Varroa akarlarını tespit etmek için kullanılan pudra şekeri testi, Tropilaelaps akarlarının geçici olarak yetişkin arılar üzerinde bulunduğu durumlarda da işe yarayabilir.
Kovan Davranışlarının ve Arı Sağlığının Gözlemlenmesi
Tropilaelaps enfestasyonu olan kolonilerde belirgin semptomlar görülebilir. Arılar sinirli, huzursuz ve sık sık kovanı terk etme eğiliminde olabilir. Arıların sayısında azalma, zayıf koloni gelişimi ve yavru kaybı yaygın belirtilerdir. “Delik açılmış kapalı yavru gözleri”, akar enfestasyonunun önemli bir göstergesidir.
Sonuç olarak, Tropilaelaps akarlarının teşhis edilmesi erken dönemde yapılmazsa koloni hızla çökebilir. Yavru gözlerini açarak inceleme, mikroskopik analiz ve pudra şekeri testi gibi yöntemler arıcılar için en pratik teşhis yöntemleridir. Tropilaelaps akarları yetişkin arılar üzerinde uzun süre yaşayamadığından, yalnızca yetişkin arılara bakarak teşhis koymak genellikle yetersiz olur. Kovanlar düzenli olarak kontrol edilmeli, özellikle tropikal ve sıcak bölgelerde bulunan arıcılar sıkı tarama yapmalıdır.
Tedavi ve Korunma Seçenekleri
Tropilaelaps akarları, bal arısı kolonileri için hızlı üreyen ve ciddi zararlar verebilen ektoparazitlerdir. Tedavi edilmezse, koloninin zayıflamasına ve çökmesine yol açabilirler. Tropilaelaps ile mücadelede biyoteknik yöntemler, kimyasal tedaviler ve doğal yöntemler bir arada kullanılmalıdır.
Biyoteknik Yöntemler (Mekanik Kontrol ve Yönetim)
Tropilaelaps akarları yetişkin arılar üzerinde uzun süre yaşayamaz, bu nedenle biyoteknik yöntemler Varroa akarlarına kıyasla daha etkili olabilir.
a) Yavru Döngüsünü Kırmak (Brood Break)
Tropilaelaps akarları yalnızca yavru gözlerinde ürer ve yetişkin arılar üzerinde uzun süre hayatta kalamazlar. Kraliçeyi bir süre kafese almak veya kovanı geçici olarak yavru üretimini durduracak şekilde yönetmek akarların ölmesine neden olabilir. Yavru üretimi 7-10 gün boyunca kesilirse, akarlar üreyemez ve popülasyonu hızla azalır.
b) Ana Arı Değişimi ve Genetik Dayanıklılık
Bazı Asya bal arısı türleri (Apis cerana gibi) Tropilaelaps‘a karşı dirençlidir. Dayanıklı hatlardan elde edilen ana arılar kullanılarak koloninin bağışıklığı artırılabilir.
c) Yavru Çerçevelerini Temizleme ve Dondurma
Akarların yoğun bulunduğu yavru gözleri olan çerçeveler kesilip imha edilebilir veya dondurularak akarlar öldürülebilir.
Kimyasal Tedavi Seçenekleri
Kimyasal tedaviler, Tropilaelaps akarlarını hızlı bir şekilde yok edebilir, ancak yan etkileri ve kimyasal direnç oluşumu nedeniyle dikkatli kullanılmalıdır.
Organik Asitler ve Doğal Kimyasallar
Formik Asit:
Tropilaelaps akarlarına karşı oldukça etkili ve organik bir tedavi yöntemidir. Formik asit buharlaştırıcıları veya emdirilmiş şeritler kullanılabilir.
Oksalik Asit:
Varroa için yaygın kullanılır, ancak Tropilaelaps’a karşı daha az etkilidir. Buharlaştırma (sublimasyon) yöntemi, akar yoğunluğunu azaltmada yardımcı olabilir.
Laktik Asit:
Tropilaelaps akarlarını öldürmede etkili olabilen doğal bir asittir. Ancak etkisi Varroa kadar iyi araştırılmamıştır.
Sentetik Akarisitler (İlaçlar)
Amitraz
Varroa için kullanılan bir ilaç olup Tropilaelaps akarlarına karşı da etkilidir. Ancak yoğun kullanımda akarların direnç kazanma riski vardır.
Flumethrin ve Fluvalinate (Pyrethroid bazlı ilaçlar)
Tropilaelaps akarlarına karşı etkili olabilir, ancak zamanla direnç gelişebilir. Arılar üzerinde toksik etkileri olabilir, bu yüzden dikkatli dozaj gereklidir.
Thymol ve Esansiyel Yağlar (Timol bazlı şeritler)
Timol doğal bir akarisit olup, Tropilaelaps popülasyonunu baskılayabilir. Dozaj iyi ayarlanmazsa arılara zarar verebilir.
Kovan Hijyeni ve Koruyucu Önlemler
Enfestasyonun önlenmesi, tedavi kadar önemlidir. Düzenli bakım ve hijyen, akar popülasyonunu düşük seviyede tutabilir.
a) Kovanların Düzenli Olarak Temizlenmesi
Eski balmumları ve fazla propolis birikintileri akarların saklanabileceği yerler oluşturabilir. Eski peteklerin değiştirilmesi ve kovanların düzenli dezenfekte edilmesi önerilir.
b) Güçlü Koloniler Oluşturmak
Zayıf koloniler akar enfestasyonlara daha açıktır, bu yüzden beslenme ve yönetim stratejileriyle arılar güçlü tutulmalıdır.
c) Akar Enfeste Kolonilerle Temastan Kaçınma
Tropilaelaps akarları hızla yayılabildiği için hasta kolonilerden kovan alışverişi yapılmamalıdır.
d) Sıcaklık ve Nem Yönetimi
Tropilaelaps akarları sıcak ve nemli ortamları sever. Havalandırması iyi olan kovanlarda gelişimi daha yavaş olabilir.
Biyolojik Mücadele
Biyolojik mücadele halen araştırılmaktadır, ancak bazı doğal düşmanların Tropilaelaps popülasyonunu baskılayabileceği düşünülmektedir.
a) Fungal Biyopestisitler:
Metarhizium anisopliae ve Beauveria bassiana gibi mantar türleri akarları öldürebilir.
b) Arıların Kendilerini Temizleme Yeteneğini Artırma (Hygienic Behavior)
Bazı arı ırkları akarları temizleme davranışı (Grooming Behavior) göstererek akar popülasyonunu azaltabilir. Bu tür davranışa sahip koloniler seçilerek yetiştirme yapılabilir.
Sonuç
Tropilaelaps akarlarıyla mücadelede biyoteknik yöntemler, kimyasal tedaviler ve doğal mücadele stratejileri bir arada kullanılmalıdır. Koloni yönetimi iyi yapıldığında ve erken teşhis sağlandığında, akar popülasyonu kontrol altında tutulabilir. Kovan hijyeni ve güçlü koloniler oluşturma tüm enfestasyonları önlemede kritik öneme sahiptir. Bu stratejiler birlikte kullanıldığında Tropilaelaps akarlarının kolonilere verdiği zarar minimuma indirilebilir.
Kaynaklar
Atwal, A. S., & Goyal, N. P. (1971). Infestation of honeybee colonies with Tropilaelaps, and its control. Journal of Apicultural Research, 10(3), 137-142.
Aydın, L. (2022). Aethina tumida (Small Hive Beetle; SHB) and Tropilaelaps spp. mite; an emerging threat to Turkey Honey Bees. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi, 69(3), 347-354.
Brandorf, A., Ivoilova, M. M., Yañez, O., Neumann, P., & Soroker, V. (2024). First report of established mite populations, Tropilaelaps mercedesae, in Europe. Journal of Apicultural Research, 1-3.
Chantawannakul, P., Ramsey, S., Khongphinitbunjong, K., & Phokasem, P. (2018). Tropilaelaps mite: an emerging threat to European honey bee. Current opinion in insect science, 26, 69-75.
Dainat, B., Ken, T., Berthoud, H., & Neumann, P. (2009). The ectoparasitic mite Tropilaelaps mercedesae (Acari, Laelapidae) as a vector of honeybee viruses. Insectes sociaux, 56, 40-43.
de Guzman, L. I., Williams, G. R., Khongphinitbunjong, K., & Chantawannakul, P. (2017). Ecology, life history, and management of Tropilaelaps mites. Journal of economic entomology, 110(2), 319-332.
Doğanay, A. & Aydın, L. (eds.) (2017). Bal Arısı Yetiştiriciliği, Ürünleri, Hastalıkları. Dora Yayıncılık. Bursa, Türkiye.
Dut, F. (2025). Konya yöresi bal arılarının paraziter hastalık ve zararlıları (Master’s thesis, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü).
Ellis, J. D., & Munn, P. A. (2005). The worldwide health status of honey bees. Bee world, 86(4), 88-101.
Hosamani, R. K., Gulati, R., & Sharma, S. K. (2006). Bioecology and management of honeybee mite, Tropilaelaps Clareae Delfinado and Baker-A review. Agricultural Reviews, 27(3), 191-199.
Janashia, I., Uzunov, A., Chen, C., Costa, C., & Cilia, G. (2024). First report on Tropilaelaps mercedesae presence in Georgia: The mite is heading westward!. Journal of Apicultural Science, 68(2), 183-188.
Uygur, Ş. Ö., & Girişgin, A. O. (2008). Bal arısı hastalık ve zararlıları. Uludağ Arıcılık Dergisi, 8(4), 130-142.
Eric Brinkers / Get to Know Tropilaelaps Mites, Another Serious Parasite of Honey Bees / https://www.flickr.com/photos/147382670@N05/33744198430/, April 19, 2017
Doğabilim sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.