En Geniş Dağılıma Sahip Çakal Türü: Altın Çakal (Canis aureus)
Ülkemizde görülebilen üç köpek türünden biri olan Altın çakal, bilimsel olarak Canis aureus olarak adlandırılmaktadır. Yağmur mevsimlerindeki kürk rengi ile kurak mevsimlerdeki kürk rengi arasında fark olan bu canlı türleri insanlarla en çok etkileşimde olan türler arasında yerini almaktadır. Altın çakallar yırtıcı bir tür olmasına rağmen besin tercihlerinin yarısına yakınını bitkiler oluşturmaktadır.
Fiziksel Özellikler ve Tanım
Genel olarak bakıldığında kahverengi-sarı-kır beyazı gibi renk tonlarının hakim olduğu bir kürke sahip olan altın çakallar, kaba bir kürke sahip olsalar da kürkü oluşturan kıllar pek uzun değildir. 70 ila 85 santimlik vücut uzunluğuna sahip olan bu canlıların yürür pozisyonda yerden yüksekliği yaklaşık olarak 25 santim kadardır. Kürk rengi mevsimlerde farklılık gösterebilmektedir.
Tür Biyocoğrafyası ve Popülasyon Bilgisi
14 farklı alt türü bulunan altın çakal, Afrika, Güney Doğu ve Orta Asya’nın yanı sıra Kuzey İtalya, Slovakya, Avusturya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Kuzey Polonya, Slovenya, Romanya, Bosna-Hersek, Karadağ, Sırbistan, Ukrayna, Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye gibi farklı coğrafyalarda yaşadığı bilinmektedir.

Fotoğraf: Furkan EREN
Yapılan çalışmalarda altın çakalın Avrupa’da daha önceden bulunmadığı ülkelerde görülebildiği ve yeni koloniler oluşturmaya başladığı gösterilmektedir. Altın çakalların Buz Devri’nde doğudan Avrupa topraklarına geldiğini öne süren kimi çalışmalar bulunsa da bu konuda henüz netlik sağlanamamıştır. Tür Avrupa toprakları içerisinde geniş dağılım alanlarına sahip olmadan önce Anadolu’da Balkanlarda dağılım göstermiştir. Buz devrinde bu türün Avrupa ve Anadolu gibi bir coğrafyada bulunması soğukluk nedeniyle pek mümkün görülmemektedir. Buz Devri’nin ardından Cilalı Taş Devri’nde türün Yunanistan’daki varlığını destekleyen kalıntılar bulunmuştur ancak bu veriler hesaplanmamış ve kıt bulgulara dayandırılmaktadır. Türün Avrupa’daki kesin varlığı Avrupalıların Orta Çağ olarak adlandırıldığı döneme kadar dayansa da en güvenilir veriler. 14.yüzyılın sonlarında Sofya civarının kuşatılması sırasındaki Türk kroniklerinden elde edilmiştir.
1930’lu yıllara kadar çakal Avrupa’nın Balkanlar ve Adriyatik kıyıları gibi daha çok güney kesimlerinde görülebilen bir memeliydi. 20 yüzyılın ortalarından 1980’e kadar nüfusta büyük bir azalma görülse de bu, nüfus artışının da başlangıcı olmuştur. Nüfusun Avrupa’da yayılmasının temelini Yıldız Dağları ve Adriyatik kıyılarındaki nüfus patlaması oluşturmaktadır. Günümüze kadar devam etmiş olan bu yayılma sonucunda Avrupa kıtasının güney bölgesinde varlıklarını sürdürmektedir.

Fotoğraf: Furkan EREN
Yaşam Alanları
Çakal türleri arasında en geniş dağılıma sahip türlerin başında gelen Altın çakallar ormanlık ve çalılık alanlarda, bozkırlarda, açık arazilerde ve yaşam alanları çevrelerinde görülebilirler.
Beslenme Alışkanlıkları
Altın çakallar hem hayvansal hem de bitkisel besinleri tükettiklerinden dolayı hepçil canlılar olarak sınıflandırılırlar. Hayvansal besinleri daha fazla tüketmeye meğilli olan çakallar; kemirgenler, sürüngenler, çift yaşamlılar, kuşlar ve meyvelerden oluşan oldukça geniş beslenme çeşitliliğine sahiplerdir. Bunlara ek olarak kendini savunmaktan aciz karaca ve geyik gibi canlıların yavrularıyla veya leşlerle de beslenebilirler.

Fotoğraf: Furkan EREN
İnsanlarla Etkileşimi
Altın çakallar, Anadolu ve Karadeniz bölgelerinin yanı sıra hemen hemen tüm bölgelerde kümes ve çiftlik hayvanları için tehlike olarak görülmektedir. Tilki kadar baskın bir şekilde kümes hayvanları ile avlanmasalar da tavuk, ördek ve hindi gibi kanatlıları zaman zaman avlayabildikleri bilinmektedir. İnek ve manda gibi büyükbaş hayvanları avlayamayan çakallar, büyükbaşların daha çok leşleri ile beslenmeyi tercih ederler.

Geç–Ptolema Dönemi / M.Ö 664–30 (Fayum, Mısır)

M.Ö 625–580 (Mısır)

Geç–Ptolema Dönemi / M.Ö 664–30
(Mısır)
Antik mısır mitolojisine göre ölüm ve ceza tanrısı olan Anubis’in başı siyah çakal veya kurt başı ile tasvir edilirken vücudu bir insan vücudu olarak tasvir edilmiştir. Anubis insanların ölümden sonraki hayat anlayışında önemli bir rol oynamış olup, çakalların mezarlık etraflarında sıklılıkla görülmesinden dolayı birbirleri ile ilişkilendirilmiştir.
Tür Etimolojisi
Canis aureus olarak adlandırılan bu hepçil tür, sahip olduğu kürkün altın rengini andırmasından dolayı Altın çakal olarak adlandırılmıştır. Türün İngilizce adı yine aynı anlama gelen Golden jackal’dır. Bu tür her ne kadar Altın çakal olarak adlandırılmış olsa da Türkiye sınırları içerisinde başka bir çakal türü bulunmadığı için çakal dendiğinde ilk bu tür akla gelmektedir.
Yaşam Süresi
Altın çakallar doğal yaşam alanlarında 8 ila 10 yıla kadar, esaret altında ise 14-15 yıla kadar yaşayabilirler.
Koruma Statüsü
Altın çakallar yaşadıkları coğrafyalarda yaygın olarak görülebildiklerinden dolayı nesli tehlike altında değildir.
Kaynaklar:
- Altın Çakal’da (Canis aureus Linnaeus, 1758) Bulunan Helmint Enfeksiyonları ve Zoonotik Önemi (Ufuk Erol ve ark.), Etlik Vet Mikrobiyol Derg, 2019; 30 (1): 82-86
- Dispersal history of the golden jackal (Canis aureus moreoticus Geoffroy, 1835) in Europe and possible causes of its recent population explosion, Nikolai Spassov and Ilya Acosta-Pankov, 10.3897/BDJ.7.e34825
- Diet composition of the golden jackal Canis aureus in south-east Europe – a review, Pauline N. A. M. J. G. Lange, https://doi.org/10.1111/mam.12235
- Ivory, A. 1999. “Canis aureus” (Çevrimiçi), Animal Diversity Web. 27 Eylül 2023’te https://animaldiversity.org/accounts/Canis_aureus/ adresinden erişildi.
- IUCN Red List Mapping for the regional assessment of the Golden Jackal (Canis aureus) in Europe Nathan Ranc, Miha Krofel, Dusko Cirovic, June 2018
- The Jackal Gods of Anciend Egypt https://exhibitions.kelsey.lsa.umich.edu/jackal-gods-ancient-egypt/anubis.php adresinden erişildi.
Doğabilim sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.