Ferit Başbuğ, 2019 Türkiye Kertik Kuş Birincisi|DoğaBilim Konuşuyor

Kuşlarla tanışma hikâyeniz nasıl? İlk olarak ne zaman başladınız kuş gözlemine?

2008 yılında kızımın ödevi nedeni ile Virginia, ABD’deki evimize yakın bir yerdeki göle gittik ve taş toplamaya başladık. O sırada yaşlı bir hanımefendi yanımıza gelerek, gölden topladığımız taşları yerine bırakmamız gerektiğini dair ikaz etti. Habitatda bulunan her şeyin olduğu gibi korunması gerektiğini belirterek, taş toplamızın yasak olduğunu söyledi. Biz de mecburen topladığımız taşları bıraktık. O sırada hanımefendinin elinde dürbün olduğunu gördüm ve siz ne yapıyorsunuz diye sordum. O da bana “birding” kuş gözlemi yapıyoruz dedi ve kızımla bana nasıl yapıldığına ilişkin bildi verdi. İşte o zaman kendime Albay oldun hâlâ bir hobin yok diyerek, kuş gözlemciliğinin benim için iyi bir fırsat ve keyifli bir uğraşı olacağını düşünerek başlamaya karar verdim. Nikon D300 ve Nikkor 70-200 lens ve dürbün alarak kuş gözlemciliği hayatıma başladım.    

Yüksekova-HAKKARİ

Trakuş tarafından 2019 yılında düzenlenen ”Kertik” yarışında en çok kuş kaydeden kişi oldunuz. Yılın tamamını kapsayan ve uzun soluklu olması nedeniyle oldukça yorucu geçtiğini tahmin ettiğimiz bu yarıştan biraz bahseder misiniz? Ne gibi olaylar yaşadınız bu süre boyunca?

Yarış bütün bir yılı kapsadığı için uzun soluklu, yorucu ve pahalı bir yarıştı. Eşim ve kızım ile konuştuktan sonra yarışa girmeye karar verdim. Kasım 2018 ayında hangi kuşları nerede ve ne zaman çekeceğime ilişkin incelemeleri yaparak, çizelgeler çıkardım. Yarışın başlayacağı güne kadar iyi bir şekilde çalıştım. Her gün dört kuş yükleyebilme kuralı vardı ve ben 61 gün günde dört kuş yükleme hakkımı hiç kaçırmadan tür yükledim. Toplamda 61000 km yol yaptım. Ocak ayında Silivri yakınlarında arabama traktör çarptı ve ölümden döndüm. O gün yarışa devem edip etmeme kararını vermem gerekiyordu. Bu yarışı bitireceğim dedim ve devam ettim. Mayıs ayında araç kiraladığımız firmanın sahibi dağda bize saldırdı, kayalar attı üzerimize ve ölümle tehdit etti. Daha sonra da bizi dolandırdı. Yaklaşık 25.000 TL paramız gitti, hâlâ dava devam ediyor. Yine yılmadım. Haziran ayına geldiğimizde 350 türü çekmiş ve TRAKUS’a yüklemiştim. Rakiplerim ise fotoğraflarını yüklemeyip, bekletiyorlardı. Benim amacım yükleyerek, bu konudaki azmimi göstermek ve yarışmayı bırakmalarını sağlamaktı. İlkbahar döneminde kaçırdığım türleri sonbahar döneminde kaçırmamak için devamlı plan değişikliği yapıyordum. Tüm facebook, whatsapp ve e-bird kayıtlarını günlük olarak tarıyordum. Kuş kaçırmamaya çalışıyordum. Eylül ayında Soner’in Erzurum gitmeyeceğini düşündüm, ancak yanıldım. Ekimde gittiğini ve bende olmayan Sürmeli kızkuşu ile Karakanatlı bataklık kırlangıcı çektiğini gördüm. Hemen Şanlıurfa’da Viranşehir’de iki gün Sürmeli kızkuşu aradım. Bulamadım. Aralık ayının sonuna yaklaştığımızda hâlâ Soner BEKİR’den öndeydim. Soner ile 25 Aralık’da konuştuğumda beni geçtiğini anladım. Kuş bulabileceğim tek yer Kızılırmak deltasıydı ve ben ertesi gün orada kuş arıyordum. Üç değerli kertik aldım ve hala ne durumda olduğumu bilmiyordum. 28 Aralık günü Ankara’da Soner’i aradığımda tamam sen geçtin, artık kendini hırpalamana gerek yok dedi ve rahatlamıştı. Ben 383 tür çekerek birinci oldum ve bana göre beni geçeceğinden emin olduğum, ancak bazı kuşlara gitmeyen Sone BEKİR 381 tür ile ikinci olmuştu.

Tuzla-Yumurtalık-ADANA

Kuşlarla ilgili hiç unutamadığınız bir anıdan bahsetmek ister misiniz?

Samsun’da bir grup ördek çekmiştik. Otel odasında Metin, Ogün ve Süha abi fotoğrafları inceliyorlardı. Ben Ogün’e şu çektiğimiz ördeklere de bir bakalım dedim. Ogün kendi fotoğraflarına baktı ve Metin bunlar Kara ördek dedi, ben hemen kendi makinamı getirdim ve tamamı 22 adet Kara Ördek vardı. Heyecanımız saat 23.00’a kadar devam etti ve yarışmaya yüklediğim son fotoğraf oldu. Çok heyecan vericiydi.

Kuş gözlemini için seyehat ediyorsunuz. Sıradan seyahatlerden ne farkı var bu seyahatlerin?

Kuş gözlemine gideceksem gideceğim bölgeyi, çekmeyi planladığım kuşu, kuşun hangi habitatı sevdiğini, beslenme özelliğini mutlaka incelerim. Bölgeye ait geçmiş kayıtlara bakarım ve tahmini karşılaşacağım türleri kafama not ederim. Eğer bir yerde bana kertik olan bir tür çıktı ise o araziye gidene kadar heyecanım bitmez. Kuşu bulup çektiğimde rahatlarım. Genelde sabah yola çıkacaksam erken yola çıkarım ve heyecandan uyuyamam. Güzel bir alışkanlık değil, kendimi telkin etmeye çalışıyorum ancak, başaramıyorum.

Bu sene Kadife ördek ile birlikte 412.kuş türünüzü görmüşsünüz. Bu sayı ülkemiz için bir hayli yüksek. Hedefinizde hangi kuş türleri var? Ayrıca görmek isteyipte göremediğiniz bir kuş türü var mı?

İpekkuyruk İstanbul’da görüldüğünde yurtdışındaydım, döndüğümde alana gittim ancak, kuşu çekemedim. Kırklareline gittim, yine çekemedim, Samsun’a gittim çekemedim. Yani belalı türüm olarak kayda geçti.

Türkistan Örümcekkuşu’nu Hatay’a gittim, çekemedim, Şanlıurfa’ya gittim yine çekemedim. Bu kuşda ikinci belalı türümdür.

Çöl ötleğeni’ni, Antalya, Rize ve Filsyos’da defalarca aradım çekemedim.

Keşişkuyrukkakanı’nı bir saat farkla kaçırdım.

Bu türlere ilave olarak bu sene hedefimde Doğu Cılıbıtı ve Bıyıklı Doğan var, bir gün kendileri ile çok tanışmayı istiyorum.

Yurt dışında da kuş fotoğraflayan kuşçulardan birisiniz. Sizce ülkemizdeki kuş fotoğrafçılığı ve kuş çeşitliliği diğer ülkelere göre hangi konumda?

Bizim ülkemiz geçiş ülkesi olduğu için epey şanslıyız, ancak avcıların her varlığa silah sıkması nedeni ile çok da şanslı değiliz. Kuşlar bir insanı gördüğü anda kaçıyor. Kuş fotoğrafclığı ve gözlemciliği de bu yüzden çok kolay bir uğraşı değil. Diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda bizim iyi olduğumuz durumlar olmasına karşın, habitata karşı iyi davranmadığımız örnekler de çevremizde hayli fazla olduğunu düşünüyorum.

Ülkemizde yeni bir kuş türü görüldüğü haberi geldiğinde ne hissediyorsunuz?

Müthiş heycanlanıyor ve kuşun ne olduğunu, nerede görüldüğünü, kalıp kalmayacağını düşünerek bir an önce yola çıkıp çıkamayacağımı planlıyorum.

Son olarak kuşlara ilgi duyan ve onları fotoğraflamak isteyenlere neler söylemek istersiniz?

Öncelikle bunun bizim gibi amatör olan kişiler için bir hobi olduğunu ve bu faaliyetten keyif almamız gerektiğini unutmamaları gerekir bu bir. Aynı zamanda gittiğimiz yerlerdeki yeni kişilerle tanışarak arkadaşlıkları geliştirme imkânı sağlayan bir uğraşıdır. Kuşlara zarar verecek faaliyetlerden uzak durmalıyız ve gelecek kuşakların bizim gördüğümüz kuşları görebilmesi için çaba sarf etmeliyiz. Her fırsatını bulduğumuzda kuşları genç bireylere anlatmalı ve onlara kuş sevgisini aşılamalıyız. Bizim ülkemizdeki kuş gözlemcisi sayısı atıkça, refah seviyemizin de artacağına inanıyorum. Bugün, ABD ve İngiltere’deki kuş gözlemci sayısına biz niye ulaşmayalım, çaba gösterirsek olur….

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: