Yaban domuzu (Sus scrofa)

Fiziksel Özellikler

Yaban domuzları 153 ila 240 cm arasında vücut uzunluğuna ve 66 ila 272 kg arasında değişen vücut ağırlığına sahiptir. Dişiler aynı yaştaki erkek bireylerden daha küçük olma eğilimindedir ve yaş ilerledikçe cinsiyetler arasındaki boyut farkı daha belirgin hale gelir. Yetişkin yaban domuzlarının vücutlarını kaplayan kalın, kaba bir tüy tabakası vardır. Kürklerinin rengi siyahtan kahverengimsi kırmızıya ve beyaza kadar değişir. Coğrafi konumlarına bağlı olarak benekli veya düz tüy rengine sahip olabilirler. Ayrıca sırtlarının ortasında büyüyen daha uzun kıllara sahip olabilirler. Doğduklarında, genç domuzlar genellikle sırtlarından aşağı doğru uzanan ve yaklaşık 4 ay içinde eşit bir renge dönüşen sarımsı-kahverengi şeritlere sahiptir. Kuyrukları 21 ila 38 cm, kulakları ise 24 ila 26 cm uzunluğundadır. Üst köpek dişleri tipik olarak 5 ila 10 cm arasındadır ve genellikle alt köpek dişlerinden daha büyüktür. Üst köpek dişleri genellikle ağızları kapalıyken bile görülebilir.

Tür Biyocoğrafyası

Yaban domuzu (Sus scrofa)Avrupa ve Asya’da ortaya çıkmıştır ancak Kuzey Amerika’da geniş alanlara yayıldılar ve güneydoğu ABD ve Kaliforniya’da istilacı tür olarak kabul ediliyorlar. Avrasya’da yaygındırlar ve Antarktika hariç her kıtada yaşarlar.

Yaşam Alanları

Geniş dağılımları göz önüne alındığında, yaban domuzları çok farklı habitatlarda bulunabilirler. Otlu savan alanlarında, ağaçlık ormanlarda, tarım alanlarında, çalılıklarda ve bataklık bataklıklarda yaşayabilirler. Yırtıcı hayvanlardan korunmak ve onlardam gizlenmek için yakınlarda bir su kaynağına ve barınağa (yoğun bitki örtüsü) ihtiyaç duyarlar. Çeşitli iklimlerde yaşarlar, ancak genellikle aşırı sıcak veya soğuktan kaçınırlar. Sert kış sıcaklıkları ve artan kar yağışı yaşayabilecek yerlerde, nüfus yoğunluğu gıda kaynakları tarafından sınırlandırılabilir. Daha derin karlar ve donmuş zemin, kökler ve yapraklar için yem arama yeteneklerini engeller.

Yaban domuzu (Sus scrofa)
Telif: Julien Ruiz
Beslenme Alışkanlıkları

Yaban domuzları omnivordur (hepçil). Ağırlıklı olarak bitki maddeleri, özellikle ekinleri, meyveleri, kabuklu yemişleri, kökleri ve yeşil bitkileri yerler. Ayrıca kuş yumurtaları, leşler, küçük kemirgenler, böcekler ve solucanlar tükettikleri bilinmektedir. Yaban domuzlarının fırsat bulduğunda küçük buzağıları, kuzuları ve diğer hayvanları avladıkları bildiriliyor. Diyetlerini mevsimlere, hava koşullarına ve yerlere göre değişebilen mevcut olana göre ayarlarlar. Yiyecek aramalarının çoğunu akşam geç saatlerde ve geceye kadar yapma eğilimindedirler.

Üreme Bilgisi

Yaban domuzları büyük gruplar halinde yaşama eğilimindedir. Domzular doğum yapma zamanı yaklaştığında, yuvadan geçici olarak ayrılırlar ve doğumdan sonra yavrularıyla birlikte geri dönerler. Dişi domuz yavruları, olgunluğa eriştikten sonra bile, annelerinin yaşadığı gruplarda kalma eğilimindedirler. Sürülerin alt popülasyonlara bölünmesi nadir değildir. Erkek bireyler 1-2 yaşına kadar annelerinin yanında kalır ve daha sonra sürüden ayrılırlar. Çok Erkek bireyle kızgınlık dönemlerinde dişileri çiftleşmek için kovalarlar ve onların ilgisini çekmek için sırnaşırlar. Dişi erkeğin bu isteği ile ilgileniyorsa idrar yaparak karşılık verebilir. Dişi idrar yapmazsa erkek bireyler birkaç dakika sonra pes edebilir. Yaban domuzları yılın herhangi bir zamanında üreme yeteneğine sahiptir. Çiftleşme genellikle gıda mevcudiyetini doğrudan etkileyebilecek iklime bağlıdır.

Dişilerin beslenme ihtiyaçları karşılanmazsa üreme gerçekleşmeyebilir. Dişiler yaklaşık 10 aylıkken üreme yeteneği kazanırlar erkekler ise yaklaşık 5 ila 7 aylıkken cinsel olarak olgunlaşırlar. Kızgınlık döngüleri genellikle 21 ila 23 gün sürer. Bir domuzun gebelik süresi 108 ila 120 gün sürer. Her doğumda ortalama olarak 5 ila 6 yavru meydana gelir. Yeni doğan domuz yavruları 0,4 ila 0,8 kg ağırlığındadır ve 8 ila 12 hafta sonra sütten kesilirler. 5 ila 6 yaşlarına kadar büyümeye devam ederler.
Erkekler çok eşli oldukları ve genellikle yalnız seyahat ettikleri için yavru bakımı yapmazlar. Domuz yavrularının yüksek bir ölüm oranı vardır. Domuz yavrularının doğumda çok az vücut yağı ve çok az enerji deposu vardır. Dişi domuzlar daha fazla yavru üreterek bazı yavruların hayatta kalma şansını arttırmaktadır. Büyük yavruları olan domuzların kazara yavrularını ezdiği bilinmektedir. Bununla birlikte, araştırmalar, anne bireyin yavruların geri kalanının hayatta kalma şansını artırmak için bunu bilinçli yapılabileceğini düşündürmektedir. Domuzlar sık olarak, kendilerine ait olmayan domuz yavrularını reddederler. Seyahat ederken, anneler yavrularını ortada, yetişkinleri önde ve arkada tutar. Grubun geri kalanı yiyecek ararken, yavrular genellikle koruma olarak bir dişiyle bırakılır.

Yaşam Süresi

Bir yaban domuzunun doğal ortamlarında bilinen maksimum ömrü 9 ila 10 yıldır. Ortalama olarak, sadece 1 ila 2 yaşına kadar yaşarlar. Vahşi doğada hayatta kalma oranlarıyla ilgili birkaç güvenilir kaynak vardır. Bir alt tür olan Sus scrofa riukiuanus’un 27 yıl esaret altında yaşadığı bilinmektedir. Vahşi doğada hem erkek hem de dişi domuzların ölüm oranı, avlanma nedeniyle oluşan baskılardan büyük ölçüde etkilenmektedir.

Yaban domuzu (Sus scrofa)
Telif: Julien Ruiz
Davranış Özellikleri

Dişi yaban domuzları, gruplar halinde yaşama eğiliminde olan sosyal hayvanlardır. Gruplar genellikle birkaç dişiden ve onların yavrularından oluşur. Kaynak mevcudiyetine ve hava durumuna göre ev menzillerini gerektiği gibi hareket ettirirler. Erkekler olgunluğa ulaştıktan sonra daha yalnız olma ve çiftleşme sırasında gruplara katılma eğilimindedir. Yaban domuzları habitatlarına bağlı olarak hem gündüz hem de gece aktif olabilirler. Mevsimsel olarak daha sıcak havalarda, gün boyunca oldukça hareketsiz kalma eğilimindedirler. Gölgede kalırlar ve serinlemek için su kaynaklarında yuvarlanırlar. Bu onları böceklerden korur ve ektoparazitlerin yok edilmesine yardımcı olur. Domuzlar gün boyunca aktif olarak beslenirlerse, onları predasyona karşı daha savunmasız hale getirecek açık alanlardan kaçınma eğilimindedirler. Daha serin koşullarda, bu yaban domuzları gün boyunca beslenebilir, ancak yiyecek arama faaliyetleri genellikle akşam geç saatlerde artmaktadır. Akşamları ve geceleri yaban domuzları yiyecek aramak için açık alanlara çıkmaktadır.

Koruma Statüsü

Çoğu yaban domuzu popülasyonunun neslinin tükenmesi tehlikesi yoktur. Aslında, dünya çapında nüfuslarını kontrol etmeye ve azaltmaya yardımcı olacak birçok program uygulanmaktadır. Araştırmalar, avlanmanın sayılarını sabitlemenin en etkili yolu olduğunu göstermektedir. Diğer seçenekler arasında domuzları istenmeyen alanlardan uzaklaştırmak için çit, tuzak ve stratejik olarak yerleştirilmiş yemlikler yer alır. Aşırı avlanma kurbanı olmamalarını sağlamak için mevsimler ve çanta sınırları gibi avlanma için geçerli sınırlar vardır. Hangi nihai sonucun istendiğine bağlı olarak uygulanabilecek belirli avlanma yöntemleri de vardır. “Espera” avı, geceleri yaban domuzlarını cezbetmek için yem kullanılarak yapılır. Bu, avcıya daha fazla zaman kazandırdığı için daha kesin bir hasat sağlar. Avlanmanın amacı popülasyonları yok etmek veya azaltmaksa, bu avcının domuzun cinsiyetini ve yaşını belirlemesine yardımcı olur. Domuz eti tüketimindeki dini kısıtlamalar nedeniyle, bazı ülkeler yerel yaban domuzu popülasyonlarında bir artış gözlemliyor. Bir alt tür olan Sus scrofa riukiuanus, 1982’de ‘savunmasız’ statüsüne alındı. Ryukyu Adaları’nın yaygın gelişimi, bu alt tür de dahil olmak üzere birçok endemik türü tehdit etti. Resmi olarak listelenmemiş olmalarına rağmen, birkaç adada tehlikede oldukları düşünülüyor. Burada bir milli park kuruldu, ancak ufukta görünen genişlemeler, arazinin bir kısmını, yaşam alanlarını sınırlayacak ve korunmuş yaban domuzu popülasyonunun yarısından fazlasını yok etmiş olan kaçak avcılara daha kolay erişim sağlayacak yollar için kullanmayı planlıyor.

Yaban domuzu (Sus scrofa)
Telif: Andres Eraso-Keller
Ekosistemdeki Rolü

Yaban domuzları ekosistem üzerinde genellikle olumsuz etkiye sahip türler arasında yerini almaktadır. Yaşadığı bölgedeki diğer hayvanların yaşam alanları üzerinde çok yıkıcı etkiye sahip olabilirler. Dişiler doğum yapmak için yuva kurarken, ya kopardıkları ya da tamamen söktükleri fidanları ve diğer odunsu bitkileri kullanırlar. Bu da yeni ağaçların büyüme kabiliyetini etkilemektedir.

Yiyecek toplarken toprağı ve küçük çalıları yerinden oynatarak erozyonu ve toprak bozulmasına olumsuz etkide bulunabilirler. Çalışmalar, yaban domuzlarının erişebildiği arazilerde birçok bitki için tohum sağkalımı ve başarısının yanı sıra tür zenginliğinin azaldığını göstermiştir. Yaban domuzları, Trichinella türleri, Toxoplasma gondii, Gongylonema türleri, akciğer kurtları, böbrek kurtları, mide kurtları, askaritler, kırbaç kurtları, Amerikan köpek keneleri ve domuz biti gibi çeşitli parazitleri vücutlarında barındırabilirler. Bunların çoğu insanlara ve diğer hayvanlara bulaşabilir. Parazitler doğrudan ölüme yol açabilse de çoğu durumda hayvanın sağlığının bozulmasına neden olur ve çeşitli çevresel unsurlara yenik düşer. Yaban domuzları ve yavruları, diğerlerinin yanı sıra vaşaklar, çakallar ve pumalar da dahil olmak üzere çeşitli hayvanlar için bir besin kaynağı olurlar.

Kaynaklar:

https://www.flickr.com/photos/91452525@N04/35982309841/

https://animaldiversity.org/accounts/Sus_scrofa/

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: