Yaşamış en büyük köpek balığı: Megalodon (Otodus megalodon)

Megalodon köpek balığı gelmiş geçmiş en büyük köpek balığı ve aynı zamanda da yaşamış en büyük balık olarak kabul edilmektedir. Balinaları düşünen birçok kişinin aklında soru işareti bırakabilecek olan bu cümle, tartışmasız bir şekilde doğrudur. Çünkü balinalar balık değil memelidir.

Günümüzde birçok farklı bölgede megalodon fosilleri ile karşılaşılmaktadır. Bu fosiller Miyosen Dönemi’nden (23.03 milyon yıl önce) Pliyosen Dönemi’nin sonuna (2.58 milyon yıl önce) kadar uzanan dönemden, günümüze kalan fosillerdir.

Megalodon dişi ile Büyük beyaz köpek balığı dişinin boyut karşılaştırılması

Bulunan diş fosilleri Megalodonun günümüzde yaşamını sürdüren Büyük beyaz köpek balığı (Carcharodon carcharias) arasındaki karşılaştımalar sonucunda, iki türün birbirine benzer vücut hatları olduğu varsayımı ortaya atılmıştır. Bilim adamları, yaşayan köpek balıkları ve fosil dişlerinin arasındaki orandan faydalanarak Megalodonun vücut uzunluğunun 10 ila 20 metre arasında olduğunu tahmin etmektedir. Bu uzunluk Büyük beyaz köpek balığının 3 katından fazla etmektedir.

Megalodon dişleri, üçgen, tırtıklı ve simetrik olmaları bakımından modern Beyaz köpek balıklarının dişlerine oldukça benzer yapıdadır. Modern köpek balığı dişerinden, daha büyük ve kalın olmaları, her iki dişteki çentiklerin düzenli aralıklarla bulunması ve diş köküne yakın bölgenin daha koyu renge sahip olması bakımından birbirlerinden ayrılırlar. Mevcut olan en büyük megalodon dişinin uzunluğu 19 cm olup modern Beyaz köpek balığı dişlerinden (yaklaşık olarak 5.4 cm) yaklaşık olarak üç kat daha büyüktür. Ek olarak, megalodon oldukça sağlam ısırma gücüne sahiptir. Isırma çapı da (yaklaşık 3 metre) ortalama büyüklükteki beyaz köpek balıklarının ısırma çapından birkaç kat daha büyüktür.

Megalodon ile Büyük beyaz köpek balığı boyut karşılaştırması. Aradaki fark 3 katın üzerine çıkabilmektedir.

Megalodon ile Büyük beyaz köpek balığının karşılaştırılan türler olmasına rağmen eldeki kısıtlı fosil kayıtlarından yola çıkarak bu iki türün farklı ailelere üye oldukları görülmektedir.

Megalodon kelimesi Yunancadan gelmekte olup “dev diş” anlamına gelmektedir.

Avrupa, Afrika, Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya’da bulunan fosil kalıntılarına dayanarak Megalodonların kutup bölgeleri hariç tüm okyanuslarda bulundukları düşünülmektedir. Yavru megalodon yiyecek kaynaklarının bolluğu ve yırtıcılardan korunabilmeleri nedeniyle muhtemelen sıcak kıyı bölgelerinde yaşamları sürdürmekteydi ancak, yetişkin bireylerin açık okyanus ortamlarını tercih ettikleri düşünülmektedir.

Bir balinanın fosilleşmiş kaburga kemiğinde Megalodon diş izi

Fosil kayıtları Megalodonun oldukça geniş alanlarda farklı canlılarla avlanan bir köpek balığı türü olduğunu göstermektedir. Yunuslar, küçük balinalar, foklar ve denizinekleri de dahil olmak üzere birçok canlı türünün fosilleşmiş kemiklerinde megalodon ısırık izlerine dair kanıtlar bulunmuştur. Deniz kaplumbağalarının, balıkların ve hatta diğer köpek balıklarının kalıntılarında da benzer ısırık izleri kaydedilmiştir.

Megalodon’un vücut ısısını modern beyaz köpek balıklarına benzer bir şekilde yönettiği düşünülmektedir, çünkü çoğu balık gibi yalnızca soğukkanlı değildir. Beyaz köpek balıkları, yüzme kaslarının kasılması yoluyla ısı üretir ve bu ısı, köpek balıklarının vücudunun bazı bölümlerinin sıcaklığını suyun sıcaklığının üzerine çıkarır; bu, bölgesel endotermi (bir tür sıcak kanlılık) adı verilen bir uyarlamadır. Bu adaptasyon, megalodonun daha soğuk sularda yüzmesine ve avlanmasına izin vermiş olabilir.

Megalodonun Nesli Neden Tükendi?

Dünya küresel çapta soğumaya başladığında Pliyosen’in sonunda (2.6 milyon yıl önce) megalodonun neslinin tükendiği bilinmektedir. Son megalodon bireyinin tam olarak ne zaman öldüğü elbette bilinmiyor, ancak yeni kanıtlar bunun en az 3.6 milyon yıl önce olduğunu göstermektedir.

Bilim adamları, kaplumbağaların %43’ü ve deniz kuşlarının %35’i de dahil olmak üzere tüm büyük deniz hayvanlarının üçte birinin, sıcaklıklar soğudukça ve besin zincirinin tabanındaki organizmaların sayısı azaldıkça neslinin tükendiğini ve bunun da zincirleme olaylarla sonuçlandığını düşünüyor.

Gezegenin soğuması, megalodonun neslinin farklı şekillerde yok olmasına katkıda bulunmuş olabilir.

Yetişkin köpekbalıkları tropik sulara bağımlı olduğundan, okyanus sıcaklıklarındaki düşüş muhtemelen önemli bir habitat kaybına neden oldu. Ayrıca megalodonun avladığı canlıların neslinin tükenmesine veya daha soğuk sulara uyum sağlamasına ve megalodonun takip edemediği bölgelere taşınmasına neden olmuş olabilir. Bu gibi durumlar megalodonun avlayabildiği canlıların ortadan kalkmasıyla neslinin yok olmasını etkilemiş olabilir.

Megalodonun kıyıya yakın bölgelerde doğum yaptığı düşünülmektedir. Sığ kıyı suları, yavru bireyleri açık sudaki büyük dişli balina türlerinden koruyan bir yuva görevi görüyordu. Ancak kutuplarda soğukluk seviyesinin artmasıyla oluşan buzullar, deniz seviyesini düşürdüğü için kıyıda bulunan yavruların özel alanlarının yok olmasıyla sonuçlanacaktı. Bu olay sonucunda kıyıda doğum yapamayan megalodon, iç kesimlerde yavru bireylerin can güvenliğinin olmadığı bölgelerde doğum yapmak zorunda kalacaktır. Bu da megalodon neslinin tükenmesinde rol oynamış olabilir.

Megalodon hala yaşıyor olabilir mi?

Megalodon birkaç milyon yıl önce nesli tükenmiş, oldukça devasa bir boyuta sahip balık türüdür. Bu türün varlığını sorgulayan bazı belgeseller çekilse de bu hayali bir görüşten başka bir şey ifade etmemektedir. Çünkü bu boyutlarda bir canlının bu kadar uzun bir süre kendini saklayabilmesi mümkün değildir.

Kaynaklar:

https://www.britannica.com/animal/megalodon

https://australian.museum/learn/animals/fishes/otodus-megalodon/

https://www.nhm.ac.uk/discover/megalodon–the-truth-about-the-largest-shark-that-ever-lived.html

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: